HİLALİN DÜNYASI

Çarşamba, Temmuz 9 - ÇOCUK YETİŞTİRENLERE ALTIN KURALLAR

Kategori: COCUK
         
1- Çocuğunuzu utandırmayın; utandırılan çocuk kendine güvensiz, toplum içinde de tepkisiz bir kişi olur. Büyüdüğünde maksadını anlatamaz. Ömür boyu bunun ezikliğini hisseder.

2- Çocuğunuzun sizden övgü ve tasdik beklediğini unutmayın. Çocuğunuzun bu ihtiyacını giderin. Her fırsatta, yaptığı faydalı şeylerle ilgili takdirlerinizi ondan esirgemeyin.

3- Çocuğunuza; size, akrabalarına, arkadaşlarına ve çevresine yardım etme fırsatı verin. Kendisine ihtiyaç duyuldu?unu bilmek, onu mutlu edecektir. Ona güven verecektir.

4- Çocuğunuzun sorduğu sorulara ilgi gösterin ve doğru bilgi verin. Ona gerçek dışı bilgi vermeyin. Yanlış bilgi en kısa zamanda çocuk tarafından sezilir ve çocuğunuzla aranızdaki güven zedelenir. Verdiğiniz doğru bilgilere de şüphe ile bakmaya başlar.

5- Çocuklarınızı dinleyin ki, o da dinlemeyi öğrensin.

6- Çocuklarınızın kişiliğine saygı duyun ki, o da size saygı duysun.

7- Çocuğunuza tabiî ve samimi bir hava içerisinde yaklaşın. Unutmayın, çocuğunuz bütün hâl ve hareketlerinizi taklit eder.

8- Çocuğunuzun kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmesine yardımcı olun. Çocuk, dışarıda duygu ve düşüncelerini rahatlıkla anlatabilme cesaretini evde kazanır.

9- Olumlu düşünmeye çalışın ki, bu hâliniz çocuğunuza da yansısın. Olumlu düşünme alışkanlığının insan hayatında çok önemli bir yeri vardır.

10- Hata yaptığınızda çocuğunuzdan özür dileyin ki, o da özür dilemeyi, özür dilemenin utanılacak bir hareket olmadığını öğrensin.

11- Çocuğunuzu yerli yersiz tenkit etmeyin. Tenkitten kimse hoşlanmaz. Tenkit edilen çocuk huzursuz olur. Yalana meyleder. Önemli yanlışlarını izah ederek düzeltmeye çalışın. Düzeltmede aceleci ve ısrarcı olmayın.

12- Çocuğunuza neyi niçin yapmaması gerektiğini, sebeplerini göstererek açıklayın. Bu davranışınız çocuğunuzun aklını kullanan bir insan olmasını sağlar.

13- Bir başkasına kızdığınızda hırsınızı çocuktan almayın. Çocuğunuzla olan irtibatınız bozulur. Çocuğunuzun size güveni sarsılır. Sinirli ve huzursuz bir çocuk olur.

14- Çocuğunuza karşı olan davranış ve sözlerinizde tutarlı olun. Bunu yaparsanız çocuğunuzun kişilik gelişimine yardım etmiş olursunuz.

15- Babanızdan ve annenizden gördüğünüz eğitim metodu üzerinde ısrarcı olmayın. Zaman ve şartlar çok farklı. Aradaki zaman ve anlayış farkını unutmayın.

16- “Ya hep, ya hiç” prensibi ile hareket etmeyin. “Zaman, ne kadar kurtarılabilirse kârdır.” zamanıdır. Daha zararlı işlerle meşgul olacaksa, az zarara razı olun!
Rabbim bizlere hayırlı evlatlar yetiştirmeyi nasip etsin!


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazar, Mayıs 4 - BÜYÜYECEKSİN ÇOCUK

Kategori: COCUK

BÜYÜYECEKSİN ÇOCUK


          

                    gerçek sandın,                  
tüm düşleri.
düştün peşine
                                 

                                    oysa ,                                  
ne yıldız varmış,
ne çıkılacak bulut...
sonsuzluk gidilmezmiş,
okyanuslar kurumuş...
düşe kalka,
öğreneceksin .
daha,
büyüyeceksin...
daha da,
                               çocuk..                                

      

                                   www.bilalgonulalcak.blogcu.com

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Mayıs 1 - GENÇLİK, KALİFORNİYA SENDROMUNA TUTULDU

Kategori: COCUK


Sınırsız tüketim ve eğlence toplumlarının geldiği son nokta zevk düşkünlüğü, benmerkezcilik (egoizm), yalnızlık ve mutsuzluk. ABD'de toplumu en çok etkileyen psikolojik rahatsızlıkların başında bu duygusal bozukluklar geliyor.

CEO'ların da korkulu rüyası

Sınırsız tüketim ve eğlence toplumlarının geldiği son nokta zevk düşkünlüğü, benmerkezcilik (egoizm), yalnızlık ve mutsuzluk. ABD'de toplumu en çok etkileyen psikolojik rahatsızlıkların başında bu duygusal bozukluklar geliyor. Amerikalı psikiyatri uzmanları, hızla artan bu rahatsızlığı, tüketim ve eğlence kültürünün uç sınırlarda yaşandığı yer olan Kaliforniya'dan çıktığı için 'Kaliforniya Sendromu' olarak adlandırıyor.

Ünlü psikiyatr Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise ABD'yi kasıp kavuran bu rahatsızlığın Türkiye'de de görülmeye başlandığı uyarısında bulunuyor. Tarhan'a göre Kaliforniya Sendromu başta Etiler ve Bağdat Caddesi gibi İstanbul'un lüks semtlerinde oturan geçleri etkisi altına almış durumda. Tarhan, sınırsız tüketime alıştırılan ve sorumluluk duygusundan mahrum yetiştirilen gençlerin sonunda cinsellik ve uyuşturucu batağına saplandığını ifade ediyor.

Nevzat Tarhan'a göre Kaliforniya Sendromu'nun üç ana belirtisi şöyle: Zevke düşkünlük, benmerkezcilik ve yalnızlık. Bu belirtileri mutsuzluk izliyor. Tarhan, eğlence, zevk ve para düşkünlüğünün kişiyi içinden çıkılamaz bir kısırdöngüye düşürdüğünü söylüyor. Yaptığı işler nedeniyle mutsuzlaşan kişinin bu duygudan kurtulmak için daha fazla eğlenceye yöneldiğini vurgulayarak, "Daha çok eğlence ve zevk düşkünlüğüyle üretmediği halde tüketen, yardım etmeyen, sadece kendine harcayan, parasal hedefleri kutsallaştıran, toplumsal yapıyı önemsemeyen bir anlayış yaygınlaşıyor. Bu hastalık sosyal bir kanser gibi hızla yayılıyor." uyarısında bulunuyor.

Bu sendromu yaşayan kişilerde narsisizm (kendine hayran olma) eğiliminin de ortaya çıktığını hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, "Aşırı bencilleşen bu kişiler 'başkası açlıktan ölse bile 'bana ne' diyecek seviyeye geliyor. Değer yargıları ise 'bana zevk veren her şey iyi, zevk vermeyen her şey ise kötüdür' şeklinde değişiyor." değerlendirmesini yapıyor. Tarhan, Kaliforniya Sendromu'nun dünyanın belli başlı büyükşehirlerinde yaygın olarak görüldüğünü kaydediyor. Bu sorunun Türkiye'de de başta Etiler ve Bağdat Caddesi gibi İstanbul'un lüks semtlerinde giderek etkili olmaya başladığını aktarıyor. Psikiyatr Tarhan, Türkiye'de 1990 sonrası kuşakların yoğun şekilde para, cinsellik ve uyuşturucuyla tanıştığını dile getirerek, "Bu kuşağın gençleri, yeterli zihnî ve ruhsal gelişimi tamamlamadan ergenliği erken bitirdiler; ama olgunlaşamadılar." şeklinde konuşuyor.

Sendrom, CEO'ların da korkulu rüyası

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Kaliforniya Sendromu'nun büyük şirketlerin üst düzey yöneticileri ve CEO'larında da yaygın şekilde görüldüğünü anlatıyor. Üstlendikleri görev nedeniyle bu kişilerde egoist davranışların arttığını söyleyen Tarhan, "Araştırmalara göre üst düzey yöneticiler ve CEO'ların yüzde 25'i emekli olunca kalp rahatsızlıklarına yakalanıyor. Gücü ve statüsü ellerinden alınan eski yöneticiler önce depresyona giriyor, ardından da bağışıklık sistemleri zarar gördüğü için çeşitli fiziksel rahatsızlıklara yakalanıyorlar." diyor.

Zaman


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Mayıs 1 - FİZİKSEL CEZA CİDDİ SORUN YARATABİLİR

Kategori: COCUK
 
Vücudun el ayak veya diğer yerlerine vurmak, tartaklamak, kulak çekmek, bir fiske atmak, çimdiklemek dayak veya fiziksel cezalardır.

Genelde fiziksel cezanın uygulandığı ortamlarda büyüyen çocuklar ileride sorumluluk duygusu gelişmemiş, iç denetimden yoksun, veya tam tersi başka birinin kontrolü altına kolaylıkla girebilen, her şeyi kabullenen yetişkinler olabilirler. Şiddetin çocuğa etkileri ise şöyle sıralanır:

* Fiziksel olarak canı yanar.

* Çocuk en sevdiği, en değer verdiği kişiden dayak yediği için çok üzülür.

* Kendisine ve çevresine karşı güveni sarsılabilir.

* Her hatalı davranış karşısında dayak yiyebileceğini düşünen korkabilir, ürkek ve pısırık olabilir.

* Sorunlarını konuşarak halletmeyi bilmediği için bir problemle karşılaşınca o da şiddete başvurabilir, saldırgan olabilir.

* Kendinden küçük veya aciz kişilere aynı yöntemi kullanabilir.

* Yaptığı yanlış davranış karşılığında dayak yediğinde kendini ödeşmiş sayar ve yeniden o davranışı tekrarlamaya hak görür.

* Dayak yememek için yalan söyleyebilir.


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Perşembe, Mayıs 1 - Bebeğiniz Zeki Olsun İstiyorsanız

Kategori: COCUK

Bebeğiniz zeki olsun istiyorsanız bunları yapın

6-Nisan-2008
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Nilüfer Toprakçı, bebeklerle anne karnından itibaren kurulmaya başlayan iletişimin, zekanın gelişmesinde olumlu bir rol oynadığını belirtti.



Toprakçı, 0-3 yaş arasında bebeklerin zekasını etkileyecek noktaları şöyle sıraladı:

Yeni doğan bebeğinizle göz teması kurun.

Onunla konuşun, bir şeyler anlatın.

Aynada kendisini görmesini sağlayın.

Emzirin, mimikler yapın, yüzünüzü komik şekillere sokun.

Onu gıdıklayın, gülmesini sağlayın.

Birlikte yürüyüşlere çıkın.

Ona şarkılar söyleyin.

Bir şey yapmadan, ne yapacağınızı söyleyin.

Ona kitap okuyun, resimleri gösterin, her şeyin adını söyleyin.

Değişik dokulu kumaşları, giysileri ellemesini sağlayın, o­nları cildine değdirin,

Televizyonu kapatın


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Nisan 16 - FAZLA BASKI ÇOCUĞU PISIRIKLAŞTIRIR

Kategori: COCUK

         Gevşek tutum nasıl zararlıysa aşırı baskıcı tutumda bir o kadar olumsuz sonuçlar doğurur.Çocuklarına karşı baskıcı ve otoriter tutum sergileyen anne-babalar bir şekilde çocuğun kişiliğini hiçe saymış olurlar.Bu tarz davranış modellerinde anne-bab,çocuğu kendi dünyasında yaşattıkları idael kalıblara sokma sokma niyetinde bulunduğundandavranışlarını sıkı bir kontrol altına alırlar.Onun her türlü davranışına müdahale edilir,sık sık eleştirilir,kendi duygu ve düşüncelerine değer verilmez.Nede olsa anne ve baba her şeyin en iyisinie onun adına karar vermişlerdir.Böyle yaklaşım karşısında çocuk ilk etapta dirensede zamanla boyun eğme eğilimindedir.Duygularına ve isteklerine önem verilmediğini görünce,bunlerı içinde tutup duygu ve düşüncelerini bastırabilir.

           ELEŞTİRMEK YERİNE BİLGİ VERİN

      Anne ve babanın çocuğu sürekli eleştiriyor olması onu çekingen yapar.çocuk,attığı her adımda yanlış yapma korkusuna bürünür.Hassas ,kırılgan ,hastalıklı kişilik yapısına yatkın hale gelir.Aşağılık duygusu üst seviyede,kendine güveni az,pasif,zorluklar karşısında teslimiyetçi ve kendini ifade etmede zorlanan bir yapıya sahip olabilir.

       Çocuk odasının ışığını açık unuttuğunda,"sana kaç defa söyledim,ışığı açık bırakma diye"şeklinde azarlamaktansa"Ayşe odanın ışığı açık kalmış"şeklinde bilgi verebilir ,her türlü olumlu ve güzel uyarılara rağmen kapatmayı unutuyorsa odasının çıkışına"lütfen ışığı kapatmayı unutma!"gibi bir not yapıştırabilirsiniz.Ayrıca "sen" dili yerine"ben" dilini kullanarak "ışığın açık kalması beni çok üzüyor"gibi ifadelerle davranışının sizdeki yansımasını dile getirebilirsiniz.çocuğu olumlu yönlerdirmelerle eğitmenin yollarını aramalısınız.

         Çocuğunuza davranış modellerinizde baskı ve otorite hakimse onun başkaları tarafından kolayca kandırılabileceğini aklınızdan çıkarmayın.Zira,anne-babası tarafından sürekli cezalandırılan,suçlanan ve her davranışına müdahale edilen çocuklar ,kendisine ait kişilik özellik geliştiremiyor.Zamanla kim nereye çekse o yana yöneliyor.Saldırgan ebeveyn tutumu karşısında çocuk korkutulmuş ,sindirilmiş yada isyankar bir kişilik modeline bürüne biliyor.

         KÜÇÜK NOTLAR

1-Anne ile baba öyle bir duruşa sahip olmalıkiçocuk,her an onları yanında hissetsin, hemde ebeveynini hiç görmeyerek kendini özgür hissetsin.

2-çocukların korkak olmaması için,onlara sihirden, büyüden,peri masallarından,kaf dağının ardındaki devden,kötü kalpli cadılardan bahsetmemeliyiz.

3-çocuğumuzun inatçılık yapmamasını istiyorsak onun her isteğini yerine getirmiyelim.Zamanla her isteğini almaya alışabilir.Yanlızca haklı isteklerini reddetmeyelim.

 

                                                                                      AİLEM


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Nisan 15 - KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARINIZ ARASINDA ADİL OLUN

Kategori: COCUK

ANNE VE BABA,ÇOCUKLAR ARASINDA ADALETLE MUAMELE ETMELİDİR.BU HUSUSTA SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ ŞÖYLE BUYURMUŞTUR."ALLAHTAN KORKUN.EVLADINIZ ARASINDA ADALETLE ,MUAMELE EDİN.

 

ÇOCUKLAR ARASINDA ERKEK-KIZ AYIRIMI YAPILMAMALI,HEP EŞİT

OLARAK SEVİLMELİDİR.KIZ ÇOCUKLARININ HOR GÖRÜLMESİ CAHİLİYE

DEVRİNDEN KALMA ÇOK ÇİRKİN BİR DAVRANIŞTIR.SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ KIZ ÇOCUKLARINA FARKLIMUAMELE  EDİLMESİNİ KINAMIŞTIR .

 

HZ. ENES (RA) NAKLETTİĞİ BİR HADİSİ ŞERİFTE"BİR ADAM PEYGAMBER EFENDİMİZ'İN(SAS) YANINA OTURUYORDA.BİR ARA ADAMIN BİR ERKEK

ÇOCUĞU GELDİ.ADAM ÇOCUĞU ÖPÜP DİZLERİ ÜZERİNE OTURTTU.BİRAZ

SONRADA ADAMIN BİR KIZ ÇOCUĞU GELDİ.ADAM ONUDA YANINA OTURTTU.PEYGAMBER EFENDİMİZ ADAMA,"NİÇİN İKİSİNİ BİR TUTMADIN?"

DİYE ADAMI KINADI.

 

SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ(SAS)KIZ ÇOCUKLARINA ZULMETMEYİP ONLARA

İYİ MUAMELEDE BULUNARAK YETİŞTİRENLERİ CENNET'LE MÜJDELEMEKTEDİR.

 

EBU SAİT HUDRİNİN(RA)RİVAYETİNE GÖRE RESULULLAH (SAS) ŞÖYLE BUYURMUŞTUR:"HER KİMİN ÜÇ KIZ ÇOCUĞU VEYA ÜÇ KIZ KARDEŞİ

YAHUT İKİ KIZI VEYA KIZ KARDEŞİBULUNUR,ONLARA İYİ MUAMELE EDER

VE ONLARIN HAKLARINI YERİNE GETİRME HUSUSUNDA ALLAHTAN KORKARSA,O CENNETLİKTİR.

 

                                  AİLEM


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Salı, Nisan 15 - EVLERİMİZDEKİ SESSİZ TEHLİKE

Kategori: COCUK

        EVLERİMİZ KÜÇÜK ÇOCUKLAR İÇİN TEHLİKELİ OLABİLECEK UNSURLARLA DOLUDUR.ÇOCUĞUNUZ TEMİZLİK MADDELERİNİ İÇEBİLİR,SÜS BİTKİLERİNİN TADINA BAKABİLİR.BU TEHLİKELERİ              BİLMEK TEDBİR ALMAK İÇİN ÖNEMLİDİR.

           BANYODA

         ISLAK BEZ ,SICAKSU,MAKAS,CAMKARPUZ,LAVABOSERAMİĞİ             ELEKTİRİKLİ ISITICI,SABUN VE DETERJAN,TRAŞ BIÇAĞI,ELEKTRİKLİ  TRAŞ MAKİNASI,AMPUL,ÇAMAŞIR MAKİNASI,ŞAMPUAN SAÇ KURUTU-

CU,PRİZ,AYNA,ŞOHBEN.

              OTURMA ODASINDA

          ELEKTİRİK ANAHTARLARI VE PİRİZLER,SOBA VE ISITICILAR,AVİZE CAM SEHPA VE CAM EŞYA,MUHTELİF SERAMİK EŞYA,BAZI ZEHİRLİ EV BİTKİLERİ.

                 ÇOCUK ODASINDA

         TOP,PATEN,PATLAYICI OYUNCAKLAR,(MAYTAP,ÇATAPAT VB.)VURUCU OYUNCAKLAR(UCU SİVRİ OKLAR);KÜÇÜK PARÇALI OYUNCAKLAR,YAYLA KURULAN OYUNCAKLAR.

                  DEPO ALANLARI VE İŞ ODASINDA

           ÜST ÜSTE DENGESİZ DİZİLMİŞ AĞIR NESNELER,(ODUN VE BENZERİ)

BALTA,KESER ,BURGU,TORNAVİDA,TESTERE,ÇEKİÇ,TÜM ELEKTİRİKLİ HOBİ ALETLERİ,AV SİLAHLARI ,FİŞEK,BARUT,KAPSÜL,SOLVENT,(TİNER GAZYAĞI VB.)VE BOYALAR,ISI YAYAN ARAÇLAR.(ÜTÜ,SOBA VB.)

                     MUTFAKTA

             KİBRİT,ÇAKMAK,TÜPGAZ,ÇATAL,BIÇAK,AĞIR METAL TENCERE,TÜM ELEKTİRİKLİ EV ALETLERİ,CAM EŞYA,TABAK,ÇANAK,RENDE.  

             . 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Nisan 14 - KURBAN

Kategori: COCUK

      Dağlarda ,ovalarda,kırlarda meyveler yetişir.Dallar

baharın kucağına düşer.Çiçekler tomurcuklarını patla-

tıp meyveye durur.Nede olsa bunlar bahçenin meyve-

leri gibi bakımlı değillerdir.Çoğunun bünyesine kurt

musallat olur;yapraklarını tomurcuklarını,iliklerini

hatta ruhlarını kemirir.Ve hazan ağlar baharında

meyvenin.

       İşte yeni dünyanın yetiştirdiği nesiller,dağlarda,

tepelerde,kırlarda açan,kurtların kuşların kucağına

 terkedilmiş meyveler gibiydi.

       Sevgiden,merhametten,şefkatten ve en önemlisi

dinden imandan mahrum yetişen çocukların gönülle-

rinde huzurun,sükunun sürekli kalmasını beklemek

hayaldi artık.

        Dinden,imandan habersiz kişilerin kucaklarında

yetişen çocuklar ;fırtınalı denizde amnsız dalgalara

yelken açmış gemilere benzer.Dalgalar dümeni kap-

tanın elinden koparıpsarp kayalara acımasız bir şekilde

çarpabilir.Yahut  iri geçilmez  olan dalgaların arasında

alabora olup,suların derinliklerine gömülüp gider.

 

                                                   A.K.BALAT

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

İÇİMDE Kİ UKDELERİN TEZAHÜRÜ...

Kategoriler


Arkadaşlarım

Özkan Özdemir
bahargunesi
sihirlimutfak
ihya
haspinar
ademyakub
sitir
hadimulabi
tillsim
agustosyagmuru50
gecelerinsultani
dolunayayazi
nasibim
sevgipinari01
birzerre
havvaca
porselendemlik
nuruhilal
agyar
ikicihansaadeti00
hilalhatipoglu
handanistan
buket2
dualarile
bilalgonulalcak
bbadisabahh
imamhatib
burclarayolculuk
nuruhilalramazan
hasretgazeli
sehadetyildizi
badisabaa
hazanvehuzun
neyyire
1ogreten
sihirliyazilar
ahsenitakvim11
renksizlik
nurlamutfagadair
eminegolylmz
gercekyolislam
laluask34
turkceogreten
Nasibim